Elazığ Seyyidleri – Kadim Aileler, Şeyhanlı Aşireti, Mala bube, Sevkar, Harput uleması, Harput evliyaları,

Elazığ Seyyidleri – Kadim Aileler, Şeyhanlı Aşireti, Mala bube, Sevkar, Harput uleması, Harput evliyaları, Seyyid Mehmed Efendi, Mahmud Sâminî Hazretleri ve Soyu, Tarhana Köyü Seyyidleri, Haspek (Hasbey) Köyü ve Seyyidleri, Seyyid Ahmed Çapakçurî, Eblaşiye Ailesi, Seyyid Aliyyü’l-Bağdâdî ve Molla Kasım Hoca Soyu, Seyyid Muhammed Kattâl, Şeyh Ali Septî Hazretlerinin Soyu, Palu Şeyhleri, Tasavvufî Ocaklar ve Manevî Mirası

Seyyid Hüseyin el-Hâşimî el-Hüseynî (Bavê Kal)

Seyyid Hüseyin Bavê Kal (tam adıyla Es-Seyyid eş-Şeyh Hüseyin el-Hâşimî el-Hüseynî) (H. 637 / M. 1239, Kerbelâ – ? , Diyarbakır), Hz. Peygamber’in torunu Hz. Hüseyin’in soyundan gelen seyyid bir mutasavvıf ve mürşiddir. Türbesi, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Merkez Bankası arkasında yer alan Bavê Kal Türbesi’ndedir.

Hayatı

Seyyid Hüseyin, Hz. Hüseyin neslinden gelen bir seyyiddir. Babası Seyyid Abdullah el-Akbar, İran’ın Meşhed şehrinden Diyarbakır’a göç etmiştir. Hicrî 637 yılında Kerbelâ’da doğmuş, yüksek İslâmî eğitimini tamamladıktan sonra Diyarbakır’a (o dönemde Amid) yerleşmiştir.

Tasavvuf yolunda yetişen Hüseyin Hâşimî, hem Kadirî hem de Rıfâî tarikatlarında halifelik yapmıştır. İlmî kişiliği ve takvasıyla tanınan Hüseyin Hâşimî, halk arasında kerametleriyle de büyük bir şöhrete ulaşmıştır.

“Bavê Kal” Lakabı

“Bavê Kal” ifadesi Kürtçe ve Farsça kökenlidir. “Bav” baba, “Kal” ise saç ve sakalı ağarmış, yaşlı kişi anlamına gelir. Sakalının beyazlamasıyla ilgili kerametli bir olayın ardından yöre halkı kendisine “Beyaz Baba” anlamına gelen Bavê Kal lakabını vermiştir. Tasavvuf geleneğinde bu unvan “mürşid, pir, şeyh” manasında da kullanılmaktadır.

Türbesi

Seyyid Hüseyin’in türbesi Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunmaktadır. Bavê Kal Türbesi, günümüzde halkın ziyaret ettiği önemli bir manevî merkezdir. Ziyaretçiler burada dua etmekte, adak adamakta ve manevî huzur aramaktadır.

Nesli ve Etkisi

Seyyid Hüseyin Bavê Kal, bölgedeki Şeyhanlı seyyidlerinin ceddidir. Ayrıca Seyyid Selim Haburî’nin atası olarak bilinmektedir. Günümüzde Diyarbakır ve çevresinde yaşayan birçok seyyid aile, soylarını ona dayandırmaktadır.