Elazığ Seyyidleri – Kadim Aileler, Şeyhanlı Aşireti, Mala bube, Sevkar, Harput uleması, Harput evliyaları,

Elazığ Seyyidleri – Kadim Aileler, Şeyhanlı Aşireti, Mala bube, Sevkar, Harput uleması, Harput evliyaları, Seyyid Mehmed Efendi, Mahmud Sâminî Hazretleri ve Soyu, Tarhana Köyü Seyyidleri, Haspek (Hasbey) Köyü ve Seyyidleri, Seyyid Ahmed Çapakçurî, Eblaşiye Ailesi, Seyyid Aliyyü’l-Bağdâdî ve Molla Kasım Hoca Soyu, Seyyid Muhammed Kattâl, Şeyh Ali Septî Hazretlerinin Soyu, Palu Şeyhleri, Tasavvufî Ocaklar ve Manevî Mirası

Şeyhanlı Aşireti – Mala Bûbê Kolu

Tarihçesi ve Kökeni

Mala Bubê kolu, Şeyhanlı aşiretinin manevi önderlik rolü üstlenmiş önemli bir alt koludur. 13. yüzyıla dayanan kökeniyle, İslam’ı yaymak için bölgeye gelen seyyid şeyhlerin soyundan gelen bu aile, bugün hâlen Türkiye ve çevresinde manevî nüfuzunu sürdürmektedir. Bu yazıda Mala Bube kolunun tarihî gelişimi, coğrafi dağılımı, önde gelen şahsiyetleri ve kültürel özellikleri detaylı şekilde ele alınmaktadır. 

Mala Bubê terimi Kürtçede “Bub’un evi (ailesi)” anlamına gelir; burada “Mal” kelimesi aile/ocak, “Bub (Bubê)” ise aşiretin atalarından birinin adıdır . Rivayete göre Mala Bube kolunun kökeni, 13. yüzyıl sonlarında İslam’ı yaymak amacıyla bugünkü Mardin yöresine gelen Seyyid Şeyh Sîn, kardeşi Şeyh Seydoş ve akrabalarına dayanır . Bu zatların Irak’tan 1280’li yıllarda Derik ilçesine bağlı Sêpnat (Dumluca) köyüne geldiği ve burada şehit düştükleri anlatılır . Şeyh Sîn ve Seydoş’un dedesi olan Şeyh Bubê (Muhammed Mircan) de bu ailenin ismini aldığı atasıdır; türbesi Batman’ın Gercüş ilçesi Bagasi (Boğazköy) köyünde bulunur ve yüzyıllardır halkın ziyaretgahıdır  . Halk arasında Sin, Seydoş, Dot, Kasım, Mem ve kızkardeşleri Zinê gibi isimlerle anılan bu evliya şahsiyetlerin, Peygamber Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin soyundan geldikleri (yani seyyid oldukları) kabul edilir  . Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da “Şeyh/Şeyhanlı/Şeyxî” diye tanınan birçok aile, Mala Bube kolundan gelen seyyid ocaklarıdır ve halk nezdinde büyük saygı görür .

Mala Bube Şeceresi:

Mala Bube kolunun oluşumu, bölgedeki sosyo-politik gelişmelerle de ilgilidir. Örneğin bir anlatıma göre 1410 yılında İran şahının bazı Kürt alim ve şeyhlere zulmetmesi üzerine 14 aile batıya göç etmiş; bunlardan biri Şeyh Bubê ailesi, bir diğeri de Şeyh Said-i Piran’ın dedeleridir . Bu aileler Mardin-Gercüş bölgesine yerleşerek Mala Bube kolunun nüvesini oluşturmuştur . Osmanlı döneminde de Urfa merkezli Şeyhanlı aşiretine bağlı bazı kolların iskan politikalarıyla Elazığ yöresine (Örneğin Palu ve Harput civarı) yerleştirildiği, Yalındamlar (Güdayık) köyü gibi yerlerde iskân olunduğu kayıt altındadır  . Genel olarak kaynaklar, Şeyhanlı/Mala Bube topluluğunun etnik olarak çoğunlukla Kürt olduğunu belirtir . Nitekim Cumhuriyet döneminde bazı resmi söylemler bu seyyid aşireti “Arap kökenli” Kürt aşireti olduğu yönündedir. Aşiretin kültürel özellikleri ve mensuplarının beyanları bunun Arap kökenli Kürt aşireti olduğunu ortaya koymaktadır  .

Günümüzde Coğrafi Dağılımı

Mala Bube koluna mensup aileler günümüzde Türkiye’de geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Başlıca görüldükleri yerler şunlardır:

• Diyarbakır: Bismil ilçesi (ör. Tepe Beldesi, Bayındır (Arapkent) köyü), Çermik ilçesi ve Ergani çevresi başta olmak üzere pek çok noktada Mala Bube seyyid aileleri yaşamaktadır  . 1925 isyanı lideri Şeyh Said’in ailesi de aslen Diyarbakır-Bismil’in Çılsıtun (Kırkdirek) köyünden çıkmıştır .

• Mardin: Derik ilçesinde Dumluca (Sêpnat) köyü (Şeyh Sîn ve Seydoş’un türbelerinin bulunduğu yer) Mala Bube’nin tarihî merkezlerindendir . Yine Savur ilçesinin Kırkdilek köyü (Çılsıtun) bu ailenin eski yerleşimlerindendir . Kızıltepe ilçesine bağlı Akziyaret (Erbanî) köyü ve civarında da “Şêxî / Mala Bûbê” ailelerinin yaşadığı bilinmektedir .

• Şanlıurfa: Aşiretin en geniş kollarından biri Urfa’dadır. Viranşehir, Siverek, Suruç, Bozova, Birecik gibi ilçelerde “Şeyhanlı (Şıhanlı)” adıyla anılan seyyid aileler bulunur ve bunların çoğu Mala Bube koluna mensuptur . Özellikle Suruç yöresinde Taşluk köyü geçmişte Şeyhanlı aşiret reisinin merkezi olmuştur .

• Batman: Gercüş ilçesine bağlı Boğazköy (Bagasê), Şeyh Bubê Hazretlerinin türbesinin bulunduğu köy olup Mala Bube ailesinin önemli ziyaretgahıdır . Her yıl Ekim ayında burada çevre illerden yüzlerce kişi toplanmaktadır (aşağıda detaylanmıştır)  .

• Diğer Bölgeler: Mala Bube mensupları Mardin’e komşu iller olan Bingöl (tarihî olarak Bingöl’den bir kol “Kosan” kabilesi olarak Şeyhanlı’ya katılmıştır ), Bitlis ve Ağrı, hatta Adıyaman’da dağınık şekilde bulunmaktadır . Osmanlı sonrası dönemde bazı aileler Erzurum Hınıs tarafına (ör. Kolhisar köyü) göç etmiş , bazıları da Elazığ (Palu ve Harput yöresi) ile Van civarına yerleşmiştir . Türkiye dışında, tarihî bağlar sebebiyle Suriye (özellikle Kobani/Ayn el-Arab bölgesi, zira Şeyh Bubê’nin makamlarından biri Kobanî yakınındadır ) ve Irak’ta (Musul yakınlarındaki Şêxan bölgesi ve civarı ) Mala Bube ailelerine rastlanır. Nitekim kaynaklarda, Şeyhanlı aşiretinin kollarından bir kısmının Osmanlı döneminde Musul’un Şeyhan havalisinden, bir kısmının da Mardin-Derik hattından geldiği belirtilmiştir . Ayrıca 1925 isyanı sonrasında aşiret mensuplarından sürgün edilip İran’a gidenler de olmuştur .

Şeyhanlı Aşireti İçindeki Konumu

Mala Bube, geniş Şeyhanlı aşiretinin alt kollarından biridir ve özellikle dinî-ruhani önderlik rolüyle öne çıkar. Şeyhanlı aşireti kendi içinde yaklaşık 19 kabileye ayrılmaktadır; bunlardan biri “Ber’a Şêxa” (Şeyhlerin kolu) olarak adlandırılır ve bu grupta ilk sırada “Şêx Bubô” (Şeyh Bubê’nin kolu) yani Mala Bube yer alır  . Nitekim aşiret içinde bazı alt gruplar genel olarak “Mala Bubê” diye de anılır, bu da Mala Bube kolunun aşiret kültüründeki belirgin konumunu gösterir  . Şeyhanlı’nın diğer kolları (Hacan, Kubat, Dehvarî kolları vb.) daha ziyade aşiretin dünyevi-idarî yönünü temsil ederken, Mala Bube kolu seyyid soylu şeyhleri ile manevî otoriteyi temsil etmiştir. Tarih boyunca Şeyhanlı aşiret reislerinin de bu ocaktan çıktığı rivayet edilir. Örneğin 20. yüzyıl başlarında aşiretin lideri olarak bilinen Mıhemedê Seydo (Seydoş soyundan geldiği anlaşılan) cömertliğiyle ün salmış bir zattır ve merkezi Suruç’un Taşluk köyünde idi . Bu durum, Seydoş ve Bubê gibi evliya atalara dayanan kolun aşiret içinde saygın bir liderlik konumuna sahip olduğunu gösterir.

Mala Bube kolu, diğer Şeyhanlı alt kollarıyla akrabalık ve dayanışma ilişkileri içindedir. Farklı aşiret kolları aynı büyük konfederasyonun parçası olarak birbirlerini tamamlar. Mala Bube şeyhleri, sadece kendi kollarına değil, aşiretin tümüne manevi rehberlik yapmışlardır. Örneğin 19. yy sonu – 20. yy başlarında yaşamış Seyyid Şeyh Arap Efendi, genç yaşta tarikat postnişini olarak Sürgücü, Barava, Silivan gibi komşu aşiretler arasındaki kan davalarını yatıştırmış, barışı tesis etmiştir . Aynı zamanda bu seyyid şeyhler, aşiret içindeki ihtilaflarda hakemlik yaparak birleştirici rol oynamıştır. Bu nedenle Mala Bube’nin mensupları, Şeyhanlılar arasında kanaat önderi ve birleştirici kimseler olarak hürmet görürler.

Mala Bube koluna ait aileler, Cumhuriyet’in Soyadı Kanunu sonrasında farklı soyadları almış olsalar da, ortak ata soylarını çoğunlukla bilirler. Örneğin Elazığ yöresine yerleşen bir grup, cedleri Şeyh Sîn’e izafeten Sis ve Sisoğlu soyadlarını almıştır (aslında gerçek sülale adı Sîn’dir) . Urfa-Viranşehir bölgesinde aşiretin adı doğrudan soyadı olmuş ve Şeyhanlı ve Şıhanlıoğlu (Şeyhanlıoğlu) soyadını taşıyan tanınmış aileler vardır . Mardin-Derik-Savur kolundan gelen bazı şeyh aileleri Aydın soyadını almıştır (Kırkdilek köyündeki Şeyh Muhittin ve evlatları bu sülaledendir) . Diyarbakır-Bismil yöresinde ise Tanrıkulu soyadı ile bilinen bir kol (Halife Şeyh Naci Tanrıkulu’nun ailesi) Mala Bube’ye mensuptur . Yine Bismil Tepe beldesindeki Şimşek ailesi (Şeyh Mustafa Şimşek’in evlatları) bu ocaktandır .

Tarihsel süreçte Mala Bube kolundan birçok önemli şahsiyet yetişmiştir. Şeyh Bubê Hazretleri kolun pîri olarak kabul edilir; Batman-Boğazköy’deki türbesi hala ziyaret edilmektedir. Onun yeğenleri sayılan Şeyh Sîn ve Şeyh Seydoş, ailenin manevi temelini atmışlardır. 20. yüzyılda Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu aile, bölgedeki dini hareketlerde etkin olmuştur. Özellikle Şeyh Said (Şeyh Said-i Piran), Mala Bube ailesinden gelen bir Nakşibendi şeyh olarak 1925’teki isyanın liderliğini yapmış ve idam edilmiştir . Onun dedesi Şeyh Haşim Savur Kırkdirek doğumlu olup aile Palu üzerinden Erzurum Hınıs’a kadar yayılmıştı . Yine Cumhuriyet öncesi dönemde bölgede “Bubiler” adıyla anılan medrese uleması mevcuttu; bu aileden Şeyh Abdullah Bubi ve Şeyh Muhammed Bubi gibi isimler ilmiyede tanınmıştır (özellikle Bitlis/Muş tarafında Bubi Medresesi ile). Günümüzde de Mala Bube kolunun ileri gelenleri halk tarafından tanınmaktadır. Mardin Savur’daki Kırkdilek köyünde Seyyid Şeyh Tahir Aydın hala irşad hizmetini sürdüren yaşayan bir mürşiddir . Yine Urfa-Viranşehir’de Lokman Şeyhanlıoğlu gibi kanaat önderleri, Diyarbakır’da Muhyettin Aydın gibi seyyid şeyhler bu ailedendir (bu şahıslar yerel toplumda saygındır).

Kültürel ve Sosyal Özellikler

Mala Bube kolu mensupları, genellikle Kürt kültür dairesine mensup olup Kürtçe (Kurmancî lehçesi) konuşurlar. Bazı kolların yaşadığı coğrafyaya göre Zazaca da kullanılmaktadır – nitekim bu aileye mensup kişiler Kürtçede “Mala Sîn û Seydoş” (Sîn ve Seydoş’un ailesi), Zazacada ise “Ke Sîn u Seydoşî” diye de anılır . Ailenin seyyid kimliği dolayısıyla günlük yaşamlarında İslamî gelenekler öne çıkar. Nakşibendî ve Kadirî gibi tarikatların pratikleri bu ailede nesilden nesile aktarılmıştır. Örneğin Bismil Tepe’de yıllarca zikir halkaları kurup irşad faaliyeti yürüten seyyid şeyhler olmuştur . Bu sayede bölge halkı üzerinde hem dini hem sosyal nüfuz kazanmışlardır. Mala Bube aileleri, çevrelerinde ahlaki önderlik yaparak adalet, dürüstlük ve barış mesajları vermiş; eski dönemlerde aşiretler arası husumetlerde arabulucu rolü üstlenmişlerdir . Seyyid olmaları hasebiyle yöredeki düğün, mevlit, cenaze gibi merasimlerde onlara hürmeten öncelik verilir; duaları alınır, törenlerde onlara özel yer ayrılır. Toplum, bu ailelerin fikirlerine danışmayı ve onların rızasını almayı önemli görür .

 Mala Bube’nin kültürel mirasını yaşatan en dikkat çekici geleneklerden biri türbe ziyaretleri ve anma etkinlikleridir. Her yıl Ekim ayının ikinci haftasında Batman’ın Gercüş ilçesi Boğazköy’deki Şeyh Bubê Türbesi’nde büyük bir buluşma gerçekleşir. Çevre illerden yüzlerce kişi sabahın erken saatinde türbe civarında toplanır; adak olarak kestikleri kurbanları pişirip konuklara dağıtırlar . Köy camisinin hoparlöründen Kur’an-ı Kerim tilaveti, Kürtçe mevlit, kaside ve ilahiler okunur . Bu esnada ziyaretçiler kabri ziyaret edip dua eder, dualar arasında birlik ve kardeşlik mesajları vurgulanır. Öğle namazı sonrasında hep birlikte yenilen geleneksel yemekle etkinlik sona erer  . Bu anma geleneğinin yaklaşık 800 yıldır aralıksız sürdüğü belirtilmektedir. Köyün yaşlılarına göre Şeyh Bubê Hazretleri 13. asırda buraya gelerek vefat etmiştir ve menkıbeleri Kerametü’l-Evliya isimli eserde dahi kayıtlıdır. Bu etkinlik, Mala Bube ailesinin inanç turizmi potansiyeline de işaret etmekte; türbe etrafının devlet tarafından düzenlenip tanıtılması köy muhtarı tarafından talep edilmektedir.

Bunun yanı sıra, Mala Bube kolunun genel adetleri bölgedeki diğer Kürt aşiretleriyle benzerlik gösterir. Düğün merasimleri genelde geniş katılımlı, geleneksel halay ve davul-zurna eşliğinde coşkulu kutlamalar şeklinde olur. Aile büyükleri düğünlerde onur konuğu olarak ağırlanır, nikâh ve dua merasimlerini seyyid hocalar yönetir. Cenaze ve taziye geleneklerinde ise İslami usuller titizlikle uygulanır; defin sonrası kurulan taziye evinde üç gün boyunca Kur’an okunur, mevlitler yapılır. Mala Bube şeyhleri bu taziyelerde cemaate vaazlar verip vefat eden için dualar eder. Genel olarak, örf ve âdetlerine bağlılık Mala Bube ailesinin önemli bir vasfıdır. Günümüzde de modern yaşama uyum sağlasalar bile, akrabalık bağlarını güçlü tutmaları, bayramlarda ve anma günlerinde bir araya gelmeleri, bu kültürel sürekliliğin göstergesidir.